AIHere

İngiltere hükümeti yapay zekâ güvenliğinde tutum değiştiriyor

Burnham liderliğindeki İşçi Partisi hükümetinde üst düzey isimler, yapay zekânın siber saldırı ve biyolojik silah riskleri konusunda alarm veriyor.

Bir hükümet binasının önünde, dijital ağlarla çevrili koruyucu bir kalkanı gösteren soyut illüstrasyon.
Fotoğraf: [2] / Wikimedia Commons, CC BY 2.0

İngiltere'de İşçi Partisi hükümetinin kıdemli isimleri, Ekim 2026'da yapay zekânın yarattığı güvenlik risklerini gündemin en üst sırasına taşıdı. Yapay zekâ bakanı Kanishka Narayan'ın uyarılarıyla başlayan süreç, kabine toplantısında konunun ana başlık olarak ele alınmasıyla ve iç istihbarat servisi MI5'in başkanının açıklamalarıyla devam etti.

Narayan, kötü niyetli yapay zekâ ajanlarının İngiliz devletine yönelik siber saldırılar düzenlemesinin muhtemel, hatta kaçınılmaz olduğunu söyledi ve hükümetin hazırlanmakta olan siber güvenlik yasasını güçlendirmeyi planladığını belirtti. MI5 Genel Direktörü Ken McCallum ise yapay zekânın saldırganlarla savunanlar arasındaki rekabeti hızlandırdığını, en büyük tehdidin aşırılık yanlısı grupların bu teknolojiyi biyolojik silah geliştirmek için kullanması olduğunu ifade etti.

Liderlik değişikliği ve yeni tutum

Avam Kamarası iş, inovasyon, bilim ve ticaret komitesinin başkanı Liam Byrne, Keir Starmer'dan Andy Burnham'a geçişin bu değişimde rol oynadığını savundu. Byrne'a göre Starmer yönetimi büyük teknoloji şirketlerine fazlasıyla yakındı; Burnham ise böyle değil. Bir kabine bakanı, kendisini en çok endişelendirenin süper zeki gücün kötü aktörlerin eline geçme ihtimali olduğunu anlatırken, bir başka isim hükümetin bu konuda kamuoyunun gerisinde kaldığını söyledi. Enerji Bakanı Ed Miliband da parti kongresindeki konuşmasında teknoloji şirketlerinin kârının çocukların ve insanlığın aleyhine olmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.

Byrne'ın komitesi, yapay zekâ güvenliğinden sorumlu kamu yöneticileri ile Anthropic, OpenAI, DeepMind ve Meta yöneticilerini dinledi. Şirketler, yeni modellerin devlet tarafından test edilmesinin zorunlu olup olmaması konusunda bölündü. Donald Trump yönetiminin şirketlerden yeni modellerini İngiltere'nin AI Security Institute'una test için vermemelerini istediği haberlerine karşın Narayan, işbirliğinin sürdüğünü doğruladı.

Açık kaynak modeller ve tartışmalı riskler

AI Security Institute'un eski baş bilim insanı Geoffrey Irving, açık kaynak modellerin ücretli modelleri genellikle bir yıldan kısa sürede yakaladığını ve güvenlik bariyerlerinin bu modellerden kolayca kaldırılabildiğini belirtti. Irving, "Açık kaynak modellerin ciddi zarar verecek kadar güçlü olması çok muhtemel" dedi. Komitede, siber güvenliğin ardından yapay zekâ destekli biyolojik silahların bir sonraki ciddi tehdit olabileceği dile getirildi; ancak uzmanlar tehlikeli patojen tasarlamakla bunları silaha dönüştürmek arasında bir mesafe bulunduğunu da hatırlatıyor.

Herkes aynı görüşte değil. King's College London Yapay Zekâ Enstitüsü eş direktörü Prof. Elena Simperl, varoluşsal risk iddiasının kanıta dayanmadığını, hükümetin hacking ve sosyal medya benzeri bağımlılık gibi şimdiden belgelenmiş risklere odaklanması gerektiğini savundu. Byrne ise hükümetin, özellikle ABD Kongresi'ndeki dengeler ara seçimlerle değişirse, düzenleme konusunda öncülüğü ele alması gerektiğini düşünüyor; İngiltere'nin yaklaşan G20 dönem başkanlığı da uluslararası adımlar için kritik bir fırsat olarak görülüyor.

#yapay zekâ güvenliği#İngiltere#siber güvenlik#İşçi Partisi#AI Security Institute#düzenleme

Yorumlar

Saygılı olun. Yorumlar otomatik denetlenir; spam, hakaret ve kişisel veriler kaldırılır. Sorular yapay zekâ tarafından yanıtlanabilir.

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın ya da bir soru sorun.

İlgili haberler